FERMOHUKUK VE DANIŞMANLIK
Makaleler / Karşılıksız Çek

Karşılıksız Çek

Karşılıksız çek ile ilgili tüm süreci içeren makalemiz.

Av. Ozan AKBULUT·7 Ekim 2026·Ticaret ve Kıymetli Evrak Hukuku

Karşılıksız Çek Nedir? Karşılıksız Çek Çıkınca Ne Yapılır?

5941 Sayılı Çek Kanunu Kapsamında Karşılıksız Çek

Çek, ticari hayatta ödemelerin yapılması amacıyla sıkça kullanılan kıymetli evraklardan biridir. Ancak çekin bankaya ibraz edildiği tarihte hesapta yeterli karşılığın bulunmaması, hem alacaklının alacağını tahsil etmesini zorlaştırmakta hem de çek hesabı sahibi bakımından cezai sonuçlar doğurabilmektedir. 5941 sayılı Çek Kanunu, karşılıksız çek nedeniyle uygulanacak yaptırımları ve bu durumda izlenecek hukuki yolları düzenlemektedir.

Karşılıksız bir çekle karşılaşan kişinin ise yalnızca cezai süreci değil, alacağını nasıl tahsil edeceğini de birlikte değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle karşılıksız çek bakımından iki ayrı süreçten söz etmek mümkündür: Birincisi, şartları varsa karşılıksız çek nedeniyle şikâyet yoluna başvurulması; ikincisi ise çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapılmasıdır.

1. Karşılıksız Çek Ne Demektir? Hangi Durumda Suç Oluşur?  (Karşılıksız Çekin Tanımı ve Unsurları)

Bir çekin karşılıksız sayılması bakımından temel ölçüt, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmesine rağmen hesapta çek bedelinin karşılığının bulunmaması ve banka tarafından çek üzerine “karşılıksızdır” işleminin yapılmasıdır. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/1 kapsamında cezai sorumluluk da bu şartların gerçekleşmesiyle gündeme gelir.

Karşılıksız çek nedeniyle cezai sorumluluğun doğabilmesi için temel olarak şu hususların bulunması gerekir:

Burada önemli olan noktalardan biri, şirket çeklerinde sorumlu kişinin çekin düzenlendiği tarihe göre değil, karşılıksız işleminin yapıldığı tarihteki yetki durumuna göre belirlenmesidir. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.05.2024 tarihli, 2023/15713 Esas ve 2024/5764 Karar sayılı kararında; şikâyet dilekçesinde şirket yetkilisinin ismi açıkça gösterilmemiş olsa dahi, mahkemenin ilgili banka ve ticaret sicil kayıtlarını inceleyerek suç tarihinde mali işlerden sorumlu kişiyi tespit etmesi gerektiği kabul edilmiştir.

2. Karşılıksız Çek Cezası Nedir? Hapis Cezasına Dönüşür mü?  (Adli Para Cezası ve Hapis Cezasına Dönüşme Süreci)

Kanuni ibraz süresi içerisinde çek hakkında “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine her bir çekle ilgili olarak 1.500 güne kadar adli para cezasına hükmolunabilir. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/1 uyarınca hükmedilecek adli para cezası, çekin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.

Bu nedenle karşılıksız çek bakımından doğrudan hapis cezası verilmesi söz konusu değildir. Ancak kesinleşen adli para cezasının kanuni şartlara uygun şekilde ödenmemesi halinde, 5941 sayılı Kanun m. 5/11 ve 5275 sayılı Kanun m. 106/3 kapsamında adli para cezasının hapse çevrilmesi gündeme gelebilir.

Karşılıksız çek suçu bakımından ön ödeme, uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri uygulanmaz. Adli para cezasının ödeme şekli ve varsa taksitlendirme kararı ayrıca değerlendirilmelidir; bu nedenle her dosyada sabit bir taksit sayısından söz etmek doğru değildir.

Önemli bir diğer husus da adli para cezasının ödenmesinin, tek başına çekten doğan borcu ortadan kaldırmamasıdır. Ceza dosyasında ödenen adli para cezası devlete yapılan bir ödeme niteliğindedir. Çek bedelinin tahsili bakımından ayrıca icra takibi ve diğer alacak yolları değerlendirilmelidir.

3. Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı Getirilir mi?  (Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı)

5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında karşılıksız çek nedeniyle yürütülen yargılamada, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da gündeme gelir. Bu yasak, yalnızca mahkûmiyet kararıyla birlikte uygulanan bir sonuç değildir; dava açılmasıyla birlikte yargılama sürecinde koruma tedbiri olarak da uygulanabilir.

Yasak kararı bakımından çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi ile kanunda belirtilen kişiler hakkında ilgili hükümler uygulanır. Yasak kapsamına giren kişinin elindeki çek yapraklarını bankaya iade etmesi ve karşılığı henüz tahsil edilmemiş çekleri kanunda öngörülen süre içerisinde bankaya bildirmesi gerekir.

Mahkûm olunan cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yılın ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yılın geçmesiyle, kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde yasağın kaldırılması talep edilebilir.

4. Karşılıksız Çek Çıkınca Ne Yapmalıyım? Yetkili Mahkeme Neresi? (Şikâyet Süresi, Yetkili Mahkeme ve Yargılama Usulü)

Karşılıksız çek nedeniyle cezai sürecin başlatılabilmesi için hamilin şikâyette bulunması gerekir. Bu nedenle karşılıksız çekle karşılaşan kişinin yalnızca çekin bankaya ibraz edilip edilmediğini değil, şikâyet süresini de dikkatle takip etmesi önemlidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, sürenin geçirilmesi ciddi bir hak kaybına yol açabilir.

Karşılıksız çek nedeniyle açılacak davalar İcra Ceza Mahkemesinde görülür. Yetki bakımından; çekin tahsil amacıyla bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, çek hesabı sahibinin yerleşim yeri veya şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemelerinden biri söz konusu olabilir.

Yargılama bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. maddelerinde düzenlenen özel usul uygulanır. Cumhuriyet savcısı bu yargılamada duruşmalara katılmaz. Şikâyetçinin duruşmaya katılmaması ve kendisini bir vekille temsil ettirmemesi ise şikâyet hakkının düşmesi sonucunu doğurabilir.

5. Karşılıksız Çek Nasıl Tahsil Edilir? İcra Takibi Nasıl Yapılır?  (Çeke Dayalı Kambiyo Takibi)

Karşılıksız çekle karşılaşan alacaklı açısından asıl mesele çoğu zaman borçlunun cezalandırılmasından ziyade çek bedelinin tahsil edilmesidir. Bu nedenle cezai şikâyet ile alacağın tahsiline yönelik icra takibinin birbirinden ayrı süreçler olduğu bilinmelidir.

5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında şikâyet yoluna başvurulması, çek bedelinin kendiliğinden tahsil edilmesini sağlamaz. Çekten doğan alacağın tahsili için, çekin kambiyo senedi niteliğini taşıması ve takip şartlarının bulunması hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 167 ve devamı maddeleri uyarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılabilir.

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip, genel haciz yolundan farklı özel bir takip usulüdür. İcra müdürlüğü tarafından ödeme emri düzenlenir ve borçluya gönderilir. İİK m. 168 uyarınca ödeme emrinde borcun ve takip giderlerinin on gün içinde ödenmesi gerektiği bildirilir. Borçlunun borca, imzaya veya yetkiye ilişkin kanunda düzenlenen itirazlarını ise kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine ileri sürmesi gerekir.

Bu nedenle karşılıksız çek bakımından yalnızca ceza şikâyetinin yapılmasıyla yetinilmemesi, alacağın tahsili amacıyla icra takibinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Hangi takip yolunun izleneceği, çekin şekli, ibraz durumu, ciro silsilesi, zamanaşımı ve dosyanın diğer özellikleri birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Başka bir ifadeyle; karşılıksız çek dosyasında bir yandan şartları oluşmuşsa İcra Ceza Mahkemesinde şikâyet süreci yürütülürken, diğer yandan çek bedelinin tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılması mümkündür. Bu iki süreç birbirinin yerine geçmez.

6. Çek Bedeli Sonradan Ödenirse Ne Olur?  (Etkin Pişmanlık, Cezanın Ortadan Kaldırılması ve İnfazın Durdurulması)

5941 sayılı Çek Kanunu, çek bedelinin ödenmesini teşvik etmek amacıyla özel sonuçlar öngörmektedir. Karşılıksız kalan çek bedelinin, kanunda belirtilen ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödenmesi hâlinde yargılama aşamasında davanın düşmesine karar verilebilir.

Hükmün kesinleşmesinden sonra aynı şartların gerçekleşmesi hâlinde ise ceza mahkûmiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kanunun aradığı ödemenin yalnızca çekin karşılıksız kalan kısmından ibaret olmamasıdır; kanunda öngörülen faiz de hesaba katılmalıdır.

Alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi de kanunda düzenlenen sonuçları doğurabilir. Bu durumda dava düşebilir veya kesinleşmiş mahkûmiyetin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilebilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması ile ilgili bildirim süreçleri de ayrıca takip edilmelidir.

Bu nedenle ödeme yapılacaksa, yalnızca çek bedelinin ödenmesiyle yetinilmemeli; dosyanın hangi aşamada olduğu, faiz hesabı, şikâyetten vazgeçme veya mahkemece verilecek kararın sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.

  1. İleri Tarihli Çeklerde Güncel Durum Nedir?  (Güncel Yasal Düzenlemeler ve İleri Tarihli Çek İbrazı)

Uygulamada ileri tarihli çek olarak adlandırılan çekler bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır. 5941 sayılı Çek Kanunu Geçici 3. maddenin beşinci fıkrasında yapılan düzenleme uyarınca, 31/12/2028 tarihine kadar çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce muhatap bankaya ibraz edilmesi geçersizdir.

Bu nedenle üzerinde ileri bir düzenleme tarihi bulunan çekin, üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz edilmesi hâlinde karşılıksızdır işlemi yapılması ve buna bağlı cezai sürecin işletilmesi bakımından kanuni şartlar oluşmaz. İleri tarihli çeklerde ibraz tarihi ile çek üzerinde yazılı düzenleme tarihinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Geçmiş tarihlerde işlenen karşılıksız çek fiilleri bakımından ise dönemsel ve geçici infaz düzenlemeleri bulunabildiğinden, somut olayın çekin ibraz tarihi, suç tarihi ve ilgili yasal değişiklikler dikkate alınarak ayrıca incelenmesi gerekir. Bu nedenle eski tarihli dosyalarda güncel hükümler doğrudan geçmiş olaya uygulanmamalıdır.

Sonuç: Karşılıksız Çekle Karşılaşanlar Ne Yapmalı?

Karşılıksız çek dosyalarında hem cezai şikâyet hem de alacağın tahsili bakımından sürelerin doğru takip edilmesi gerekir. Alacaklı açısından özellikle üç aylık şikâyet süresi önem taşırken, çek bedelinin tahsili bakımından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinin şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan borçlu bakımından da karşılıksız çek nedeniyle doğabilecek adli para cezası, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, ödeme yapılması hâlinde ceza dosyasının akıbeti ve varsa icra takibine karşı kullanılabilecek hukuki yollar birlikte ele alınmalıdır.

Karşılıksız çek konusunda izlenecek yol, çekin düzenleme ve ibraz tarihleri, bankanın yaptığı işlem, çekin kime ait olduğu, ciro silsilesi, şirket yetkililerinin durumları ve mevcut icra dosyaları gibi ayrıntılara göre değişebileceğinden, somut olayın belgeleri üzerinden değerlendirme yapılması önemlidir.

Başlıca hukuki dayanaklar: 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5 ve 6, Geçici m. 3; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 167 ve devamı, m. 347 ve devamı; 5275 sayılı Kanun m. 106/3; ilgili Yargıtay içtihatları.

← Makaleler'e dön