FERMOHUKUK VE DANIŞMANLIK
Makaleler / Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Boşanırken her şey yarı yarıya bölünmez. Yasal mal rejimi, evlilik süresince edinilen mallar üzerinde kurulur; kişisel mallar ve miras yoluyla gelenler paylaşıma girmez. Hangi malın hangi gruba girdiği ve bunun nasıl ispatlandığı sonucu belirler.

Av. Ozan AKBULUT·2 Eylül 2026·Aile Hukuku

Boşanma davasında en çok duyulan cümlelerden biri şudur: “Mahkeme her şeyi ikiye böler.” Gerçek bunun yarısı kadar doğrudur. Eşler arasında başka bir mal rejimi sözleşmesi yoksa uygulanan rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Bu rejimde ortada tek bir ortak havuz yoktur. Her eşin malları baştan iki gruba ayrılır ve paylaşım yalnızca bu gruplardan birinin sonucu üzerinden yapılır.

İki grup: edinilmiş mallar ve kişisel mallar

Edinilmiş mal, eşin bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir (TMK m. 219). Kanun şunları özellikle sayar:

Kişisel mal ise paylaşıma girmez. TMK m. 220’ye göre şunlar kanun gereği kişisel maldır:

Eşler isterse mal rejimi sözleşmesiyle bu ayrımı değiştirebilir. Örneğin bir mesleğin icrasından veya işletmenin faaliyetinden doğan değerlerin kişisel mal sayılmasını kararlaştırabilirler (m. 221).

Bir malın hangi gruba girdiğini kim ispatlar?

Pratikte uyuşmazlığın çoğu burada çıkar. TMK m. 222 şöyle der: Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu veya kişisel mal olduğunu iddia eden, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Bir eşin bütün malları da aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Bu yüzden “bu daire babamdan kalan paradan alındı” demek yetmez. Paranın kaynağını gösteren banka kayıtları, satış belgeleri ve tarih uyumu dosyada olmalıdır.

Ne zaman hesaplanır?

Mal rejimi, boşanma sebebiyle sona erdirilen evliliklerde dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Yani dava açıldıktan sonra edinilen mallar artık paylaşıma girmez. Kişisel ve edinilmiş mallar rejimin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (m. 228); mevcut edinilmiş mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (m. 235).

Artık değer ve yarısı

Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır; kalan miktar artık değerdir (m. 231). Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve karşılıklı alacaklar takas edilir (m. 236). Dolayısıyla paylaşılan şey evlilikteki bütün malvarlığı değil, eşlerin her birinin artık değeridir.

İki durum bu hesabı değiştirebilir:

Katkı ve değer artış payı

Bir eş, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuşsa, tasfiyede o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı doğar (m. 227). Eşler yazılı bir anlaşmayla bu paydan vazgeçebilir veya oranını değiştirebilir. Bir eşin başka eşin evinin tadilatına kendi birikimini koyması bu hükmün tipik örneğidir.

2002’den önce evlenenler

Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenen eşlerde, o tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmemişse, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m. 10). Bu nedenle uzun süreli evliliklerde hangi malın hangi dönemde edinildiği ayrıca incelenir.

Sonuç

Boşanmada mal paylaşımı bir “yarı yarıya bölme” işleminden çok bir ispat ve hesaplama işidir. Önce mallar sınıflandırılır, sonra borçlar düşülür, sonra artık değerin yarısı alacak olarak hesaplanır. Evlilik süresince hangi malın nasıl edinildiğine dair belgeleri saklamak, ileride yaşanabilecek uyuşmazlığın en etkili hazırlığıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olayın somut koşulları farklıdır.

← Makaleler'e dön